FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Sağlık 12 Mayıs 2019 134 Görüntüleme

Düşük lifli diyet artıları ve eksileri

Düşük lifli diyet artıları ve eksileri

Düşük lifli diyetler, sindirim sistemi üzerindeki yükü azaltmaya, gastrointestinal kanaldan geçen yiyecek miktarını azaltmaya ve mide ağrısı, gaz, şişkinlik ve ishal gibi semptomları azaltmaya yardımcı olmak için tasarlanmıştır.

Diyet tipik olarak aşağıdakileri içeren sindirim sorunlarının alevlenmesi sırasında kısa bir süre boyunca izlenir:

– Ülseratif kolit
– Crohn hastalığı
– İrritabl bağırsak sendromu (IBS)
– Divertikülit

Ayrıca kolonoskopi, kolostomi veya ileostomi gibi bazı cerrahi işlemlerden önce önerilebilir.

Düşük lifli diyet artıları ve eksileri

Düşük lifli diyet sindirim sisteminin dinlenmesini sağlayabilir. Özellikle semptomların alevlendiği durumlarda IBS, divertikülit, ülseratif kolit ve Crohn hastalığı için kısa süreli, düşük lifli bir diyet öönerilebilir. Ayrıca bağırsaklarınızın temiz olduğundan emin olmak için kolonoskopiler gibi işlemlerden önce kullanılır.

Bununla birlikte, lif, sağlığın birçok yönü ve çok yönlü bir diyetin önemli bir bileşenidir. Diyet lifinin kan şekeri kontrolü, tansiyon ve kolesterolü düşürmek gibi yararları vardır. Lif ayrıca gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), hemoroid, divertikülit, kabızlık ve bağırsak ülseri gibi sorunlara karşı da koruyucu olarak görev yapabilir.

Peki, yeterince lif tüketilmezse ne olur? Düşük lifli diyetler kısa vadede iyi olsa da, uzun vadede olumsuz sağlık etkileri yaratabilir.Çalışmalar yeterli lif tüketiminin; kalp hastalığı, tip 2 diyabet, obezite ve kolorektal kanser riskini düşürdüğünü göstermektedir.

Düşük lifli diyet nasıl takip edilir

Düşük lifli diyet, çiğ meyve ve sebzeler, tam tahıllar, yağlı tohumlar ve baklagiller gibi yüksek lifli yiyecekleri tüketmemekle yapılır. Düşük lifli diyette bu besinler yerine, çeşitli rafine tahılların, düşük lifli meyvelerin ve sebzelerin ve sağlıklı yağların tadını çıkarabilirsiniz.

Yüksek yağlı, düşük lifli bir diyet yaparken en kolay değiş tokuşlardan biri, tam buğday, yulaf, kinoa ve kahverengi pirinç gibi tam tahıllar yerine beyaz ekmek, beyaz makarna ve beyaz pirinç tüketmektir. Konserve veya pişmiş sebzelerin birçoğu, özellikle tohum olmadığı durumlarda tüketildiğinde lif bakımından daha düşüktür.

Kaçınılması gereken yiyecekler

Düşük lifli diyetlerde, yüksek lifli meyveler, sebzeler, baklagiller ve tam tahıllar gibi lifli gıda tüketiminizi sınırlamanız kesinlikle şarttır. Düşük lifli diyette kaçınmanız gereken gıdalar:

– Yulaf, kinoa, kahverengi pirinç, arpa, karabuğday gibi kepekli tahıllar
– Ham ve kuru meyveler
– Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, lahana ve lahana gibi sert sebzeler
– Soğanlar
– Sarımsak
– Avokado
– Kabuklu patates
– Salam sosis vb. işlenmiş etler
– Baharatlı yiyecekler
– Fasulye, mercimek, bezelye gibi baklagiller
– Kuruyemiş ve yağlı tohumlar

Düşük lifli gıdalar

Diyetinizdeki lif miktarını kısıtlarken güvenle tadını çıkarabileceğiniz düşük lifli yiyecekler ve düşük lifli atıştırmalıklar bulunmaktadır. Ayrıca, az miktarda lifli sebzeler, nişastalar ve tüketebileceğiniz meyveler bile var. Düşük lifli diyetinizin bir parçası olabilecek en iyi yiyecekler:

Meyveler: Muz, kavun, nektarin, şeftali, papaya, konserve meyve
Sebzeler: Havuç, kuşkonmaz, kabuksuz patates, pancar, ıspanak, mantar, patlıcan, kabak, kabuğu veya çekirdeği olmayan iyi pişmiş/konserve sebzeler
Nişastalılar: Beyaz makarna, beyaz ekmek, beyaz pirinç, sade kraker, beyaz unlu krep/waffle, düşük lifli rafine sıcak/soğuk tahıllar
Proteinli yiyecekler: Yumurta, derisiz tavuk, derisiz hindi, balık, deniz ürünleri, süt ürünleri
Sağlıklı yağlar: Zeytinyağı, hindistancevizi yağı, ot beslemeli tereyağı

Ne kadar takip edilmeli

Çoğu durumda, düşük lifli diyetler kısa bir süre boyunca izlenmelidir. Örneğin kolonoskopi için düşük lifli bir diyet, genellikle işlemden önce birkaç gün için gereklidir. Crohn hastalığı veya divertikülit gibi diğer konular için, diyet tipik olarak sadece belirtiler sırasında semptomları azaltmak için tavsiye edilir.

Semptomlar azaldıkça zamanla, diyetinize tekrar yavaşça lif eklemeye başlayabilirsiniz. Durum bazında değişebileceğinden, düşük lifli bir diyeti ne kadar süreyle uygulamanız gerektiğini belirlemek için doktorunuz veya diyetisyeninizle yakın bir şekilde çalışmanız önerilir.

Düşük lifli bir diyet uzun vadede tavsiye edilmez çünkü lifli bir diyet; kabızlık, hemoroit, divertikülit ve bağırsak ülseri gibi diğer sindirim sorunları geliştirme riskiyle ilişkilidir. Lif tüketimi aynı zamanda daha iyi kan şekeri kontrolü, kolesterol seviyelerinin azalması ve sindirim sisteminin sağlığının iyileştirilmesi gibi diğer sağlık yararlarıyla da bağlantılıdır.

Dyt. Serkan Sıtkı Şahin

[email protected]

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil
%d blogcu bunu beğendi: